MSCI'dan Türkiye kararı: Piyasa sınıflandırması nasıl değişebilir?

Kaynak, Cheng Xin/Getty Images
- Yazan, Hilken Doğaç Boran
- Unvan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, İstanbul
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 5 dk
ABD merkezli Morgan Stanley Capital International (MSCI) adlı finans şirketi, Türkiye hisse senedi piyasası endekslerindeki bazı işlemleri ikinci bir karara kadar dondurdu.
Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, karara gerekçe olarak "Fon holdingleri ile yakın ilişkili bazı küçük ölçekli şirketler arasındaki muhtemel koordineli satışlara dair kurumsal yatırımcılar tarafından dile getirilen ciddi endişeleri" gösterdi.
Şirket tarafından 15 Ekim'de yayımlanan yazılı açıklamada bu durumun "Halka açıklık oranlarının güvenilirliğine ve piyasa bütünlüğüne zarar verdiği" ifade edildi.
Türkiye'nin Haziran 2027'ye kadar gerekli önlemleri uygulamaması durumunda MSCI Türkiye endekslerinin mevcut "gelişmekte olan piyasa" statüsünden "öncü piyasa" veya "bağımsız piyasa" statüsüne geçirilmesi ihtimalinin masada olduğu da vurgulandı.
Peki MSCI kararında Türkiye'ye dair hangi önlemler yer alıyor ve bu karar ne anlama geliyor?
Hangi işlemler durduruldu?
MSCI tarafından alınan karar doğrultusunda şirket, Yabancı Yatırımcı Oranı (FIF) ve endeks hesaplamalarında kullanılan hisse sayısı (NOS) artışlarını gerçekleştirmeyecek.
Ayrıca MSCI Türkiye Yatırım Yapılabilir Endeksi'ne (IMI) yeni hisse eklenmeyecek ve şirketler büyüklük segmentlerinde üst kategorilere geçemeyecek.
İsveç Merkezli finans şirketi East Capital Kıdemli Danışmanı Emre Akçakmak, bu adımların MSCI tarafından ciddi değerlendirme ve dondurma süreçlerinde uygulanan "standart prosedürler" olduğunu söylüyor.
BBC Türkçe'ye konuşan Akçakmak, uygulamayı şöyle değerlendiriyor:
"Pratikte 'Bu dönem boyunca Türkiye ile ilgili yeni bir adımı atmayacağız ama bu sürenin sonunda değerlememizi yaptığımız zaman hepsini beraber karar vereceğiz' şeklinde anlaşılıyor."
Hangi önlem ve düzenlemeler öngörülüyor?
MSCI açıklamasında Türkiye tarafından "Elle tutulur ve güvenilir ilerleme" arandığı belirtildi.
Olası düzenlemeler arasında hisselerin gerçek faydalanıcılarına dair vakitli ve detaylı bilgi paylaşılması, koordineli al-sat işlemlerine karşı etkin gözlem ve yaptırım uygulanması yer aldı.
Bunlara ek olarak halka açıklık oranlarında yapısal bozulma bulunan senetlerin tespiti ve işlenmesi için şeffaf, kurallara dayalı bir çerçevenin uygulanması gibi adımlar sıralandı.
Ayrıca Türk yetkililerin bazı düzenlemeler uygulamasına karşın bunların yatırımcıların ihtiyaç duyduğu yapısal iyileşmeleri sağlayıp sağlamayacağının ancak zaman içinde gözlemlenebileceği belirtildi.
"Kurumsal yatırımcıların koordineli al-sat işlemlerine karşı güvenilir ve sürdürülebilir yaptırımlar görmesi gerekiyor" ifadeleri kullanıldı.
MSCI, hisselerin halka açıklık oranlarının bağımsız biçimde teyit edilmesini sağlayacak bilgilendirme standartlarına ihtiyaç duyulduğunu da vurguladı.
Finans kuruluşu, Türkiye'deki süreci piyasa katılımcıları üzerinden takip edeceği mesajını verdi.
'Oldukça ciddi bir uyarı'
Ekonomi yazarı Mustafa Sönmez, MSCI kararı için "Oldukça ciddi bir uyarı" değerlendirmesini yapıyor.
BBC Türkçe'ye konuşan Sönmez, açıklamanın direkt olarak fon krizinin yansımalarıyla ilgili olduğunu vurguluyor ve ekliyor:
"[Türkiye'nin] yaptırımlardan uzak bir piyasa haline geldiğinin farkındalar. 'Bunun önemlerini almadığınız takdirde biz bütün dünyaya ve yatırımcılara Türkiye'ye yatırım risklerinden daha vurgulu bir şekilde bahsederiz' diyorlar."
Emre Akçakmak ise MSCI kararı hakkında "Atılan adımların olumsuz karşılanmadığı" değerlendirmesini yapıyor:
"Şu aşamada onlar da en son kararı vermiş değil, biraz adımların uygulanabilirliğini görmek için vakit kazanmak amaçlı bir karar almışlar gibi görünüyor."
Şimşek: 'Gereken ilave adımlar gecikmeden atılacak'
MSCI'ın Türkiye ile ilgili kararını duyurmasının ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek X hesabından paylaşım yaptı.
Şimşek, 16 Ekim'de yaptığı paylaşımda "Uluslararası endeks sağlayıcıların değerlendirmelerini de dikkate alarak Sermaye Piyasası Kurulu'nun düzenlemeleriyle bilgi akışı güçlendi, nihai pay sahipliği daha şeffaf hale geldi" ifadelerini kullandı.
Şimşek, fon krizinin patlamasının ardından alınan bazı önlemleri sıraladı ve "Düzenlemelerin sonuçlarını yakından izleyerek, tüm paydaşlarımızla istişare içinde gereken ilave adımlar gecikmeden atılacaktır" dedi.
Bakan ayrıca şu ifadeleri kullandı:
"Fonların koordineli işlemleri dahil sermaye piyasası suçlarıyla mücadeleyi güçlendirecek yasal düzenlemeleri 2027 yılı başına kadar tamamlamayı planlıyoruz.
"Amacımız yatırımcı haklarının korunduğu şeffaf, güvenilir ve etkin bir sermaye piyasası oluşturmaktır."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da aynı saatlerde sosyal medya hesabından benzer bir paylaşım yaptı.
Yılmaz, fonlarla ilgili gerekli adımların atıldığını vurguladı ve sürecin mecliste görüşülecek kanun teklifi ile daha da hızlanacağı mesajını verdi.
Cumhurbaşkanı yardımcısı ayrıca şu ifadeleri kullandı:
"Önümüzdeki dönemde sermaye piyasalarımıza ilişkin yapısal iyileştirmeleri öngören Kanun Teklifi hazırlıkları da kapsamlı bir şekilde sürdürülmektedir.
"Kalkınma politikalarımızın kıymetli bir unsuru olarak gördüğümüz sermaye piyasalarını uluslararası standartlar çerçevesinde idari kararlarla ve Kanuni düzenlemelerle güçlendirmeye devam edeceğiz."
Türkiye'nin piyasa sınıflandırması düşürülecek mi?
MSCI açıklamasında Haziran 2027'ye kadar gerekli ilerlemenin kaydedilmemesi halinde Türkiye'deki MSCI endekslerinin piyasa sınıflandırmalarının yeniden değerlendirilmesine dair istişare sürecinin başlayabileceği belirtildi.
Türkiye halihazırda gelişmekte olan piyasa statüsünde yer alıyor.
Burada Türkiye'nin yanı sıra Çin, Polonya, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Mısır, Yunanistan, Suudi Arabistan ve Hindistan gibi ülkeler yer alıyor.
MSCI, düzenlemelerin yetersiz kalması durumunda Türkiye'nin öncü ya da bağımsız piyasa statüsüne düşürülebileceğini ifade ediyor.
MSCI öncü piyasa kategorisinde Hırvatistan, Slovenya, Sırbistan, Romanya, Estonya, Litvanya, Letonya, İzlanda, Bahreyn, Benin, Burkina Faso, Gine-Bissau, Fas, Tunus, Ürdün, Umman, Bangladeş ve Pakistan gibi ülkeler bulunuyor.
En alt kademe olan bağımsız piyasa sınıflandırmasında yer alan ülkeler ise Arjantin, Jamaika, Panama, Trinidad ve Tobago, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Lübnan, Malta, Nijerya, Filistin, Ukrayna ve Zimbabve.
MSCI, Ocak ayında öncü piyasa kategorisindeki Endonezya için de Türkiye'ye benzer bir uyarıda bulunmuştu.
Endonezya'nın gerekli tedbirleri uygulamaması sebebiyle 16 Ekim'de piyasa kategorisinin değiştirilmesine dair istişare süreci başlatıldığı ilan edildi.
MSCI açıklamasına göre şirketin Türkiye endekslerine dair yaklaşımı, 2027 yıllık piyasa sınıflandırma incelemesinde yeniden değerlendirilecek.
MSCI yıllık sınıflandırma incelemesi genellikle Haziran'da yayımlanıyor.
'Yabancı yatırımcı iki defa düşünecek'
Uzmanlar bir ülkenin piyasa sınıfının değişmesini "küme düşmeye" benzetiyor.
Emre Akçakmak Türkiye'nin bulunduğu gelişmekte olan ülkeler sınıfını büyük bir okyanus olarak tarif ediyor ve şu örneği veriyor:
"Orada çok küçük bir ağırlığınız bile varsa dünya çapında aktif ya da pasif yönetilen fonlar sizi her zaman radar ekranında tutuyor.
"Öncü piyasalara baktığımızda bu sefer küçük bir göldesiniz. Burada istediğiniz kadar büyük olun, çekebileceğiniz yatırım aynı seviyelerde olmayacaktır."
Akçakmak, bağımsız piyasa kategorisi hakkında şunları söylüyor:
"[Diğer] endekslerde yer almayıp yatırımcının radar ekranlarından daha da uzaklaşmış oluyorsunuz."
Uzman, Türkiye'nin sınıf düşme riski hakkında "Ben bunun olmayacağını, atılan kararlı adımların aynı kararlılıkla muhtemelen takip edilip Haziran 2027'de bunun önüne geçilmeye çalışılacağını düşünüyor ve umuyorum" değerlendirmesini yapıyor.
Mustafa Sönmez ise Türkiye'ye yabancı yatırımların olumsuz etkilenebileceğini söylüyor:
"Aslında kurumun değerlendirilmesinden bağımsız olarak zaten herkes olan bitenin farkında. Ama böyle bir otoriteden gelen uyarıyı da daha fazla dikkate alacaklardır.
"Böyle uyarılar gelince herkes şimdi [yatırım yapmadan evvel] iki defa düşünecek."
MSCI nedir?
MSCI, dünyanın en büyük ve en etkili borsa endeksi sağlayıcılarından biri.
Bu endeksler belirli bir hisse grubunun ortalama performansına dair gösterge olarak kullanılıyor.
Kurumun MSCI World, MSCI Emerging Markets ve MSCI Turkey gibi farklı endeksleri bulunuyor.
Dünyanın en büyük yatırım fonları hangi ülke ve şirket hisselerine yatırım yapacaklarına karar verirken MSCI endekslerini de dikkate alıyor.
MSCI'nin bir ülke ya da şirketle ilgili kararları, uluslararası yatırımların yönünü etkileyebildiği için piyasalar tarafından yakından izleniyor.











