İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na 'Dava siyasi değil' tepkisi: 'Senin alnını karışlarım'

Kaynak, Burak Kara/Getty Images
- Yazan, BBC News Türkçe
- Unvan, Londra
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 5 dk
Tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 14 Ekim'de başladığı İBB davasındaki savunmasına üçüncü gününde devam etti.
İmamoğlu, mahkemenin butlan kararıyla CHP'nin genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun davanın siyasi olmadığı yönündeki sözlerine tepki gösterdi.
İmamoğlu, "Senin alnını karışlarım ya! Seninle siyaset yapan Ekrem İmamoğlu olarak söylüyorum, ister bir partinin kayyumu ol, ister ne olursan ol" dedi.
Davanın siyasi husumetten kaynaklandığını savunan İmamoğlu, bunun temelinde "İstanbul İttifakı" olarak adlandırdığı yönetim modelinin başarısının bulunduğunu söyledi.
"Yandaşa şunu bunu dağıtmadık. Kendimize yandaş kurumlar, dernekler tespit etmedik. Kişilere mal, mülk dağıtmadık" diyen İmamoğlu, İstanbul'u "işgal edilmiş" alanlardan arındırmaya çalıştıklarını belirtti.
İBB iddianamesinde İmamoğlu örgüt lideri olarak yargılanıyor.
İmamoğlu ise davaların siyasi olduğunu savunuyor.
16 Ekim'deki duruşmayı İmamoğlu'nun annesi Havva İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da takip etti.
Salondaki izleyiciler duruşmanın başlaması öncesi "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" ve "Özgür başkan onurumuzdur" sloganları attı.
İmamoğlu, sözlerine İstanbul'daki yoğun yağış nedeniyle hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyerek başladı.
Can kayıplarının arttığını kısıtlı imkânlarla öğrenebildiğini belirten İmamoğlu, trafik kazasında yaşamını yitiren Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Dündar Ziya Gültekin için de AKP teşkilatına başsağlığı dileklerini iletti.
İmamoğlu'ndan Erdoğan'a: 'Kimse onu milletten, sandıktan koparmadı'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sanık olduğu zimmet dosyasında tutuklanmadığını söyleyen İmamoğlu, "Kimse onu milletten, sandıktan koparmadı" dedi.
Yargılanmaktan kaçmadığını vurgulayan İmamoğlu, Erdoğan için "Baktı sandıkta yenemedi, tutuklayarak yenmeye çalıştı" ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanının verdiği öğle arasının ardından savunmasına devam eden İmamoğlu, iddianamenin siyasi olduğunu savundu. Siyasetin bir zümreye değil, millete ait olduğunu söyledi.
Adaylığının İYİ Parti ve CHP ittifakıyla ortaya çıktığını hatırlatan İmamoğlu, duruşmayı izleyen Müsavat Dervişoğlu ve Özgür Özel'e selamlarını iletti. Altı yılda kendilerine güvenenlerin başını öne eğdirmediklerini belirterek, önceki yönetime kıyasla 11 kat fazla denetlendiklerini ve bin 600 denetimden aklanarak çıktıklarını söyledi.
'İstanbul modeli korkulu rüyaları oldu'
İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu 2014'ten itibaren geliştirmeye başladıkları yönetim modelinin iktidarın "korkulu rüyası" olduğunu savundu.
"Dere yataklarını, kent ormanlarını bir avuç rantçının değil, vatandaşın hizmetine sunmayı o kıyıda köşede dediğiniz ilçede başardık" dedi.
Esenyurt Belediyesi ve İBB'nin AKP yönetiminde olduğu dönemde Haramidere'nin bir kolu üzerinde yapılaşmaya izin verildiğini söyleyen İmamoğlu, bölgede yağışlar nedeniyle can kayıpları yaşandığını belirtti.
İmamoğlu, "Biz burada çözüm ararken çizmeleri giymiş bakanlar burada şov yaptı. Biz şov yapmadık" diye konuştu.
Belediyenin burs politikalarını da karşılaştıran İmamoğlu, AKP döneminde eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'ya 105 bin dolar burs verildiğini söyledi. Kendi dönemlerinde altı yılda 588 bin 18 kişiye burs sağladıklarını belirten İmamoğlu, bir öğrenciye verdikleri desteğin 25 bin lira olduğunu aktardı.
Belediyenin kaynaklarının kısıldığını savundu
Göreve geldiklerinde borç yükü ve boş kasayla karşılaştıklarını söyleyen İmamoğlu, önceki yönetim bankalardan kredi kullanabilirken kendi dönemlerinde finansman imkânlarının kısıtlandığını savundu.
Erdoğan'ın "Silkeleyin" ve "Paraları kaynağından kesin" sözlerini sarf ettiğini dile getiren İmamoğlu, Cumhurbaşkanı'nın 2024 seçimlerinden sonra koltuğunu tehlikede gördüğünü öne sürdü.
İmamoğlu, "İBB koltuğu benim mi? Seçim bittiğinde ceketini alıp eve gideceksin. Oraya kazık çakmadım. Orası milletin" dedi.
Özgür Özel'in partisinin lideri olduğunu ancak "kutsal olmadığını" belirten İmamoğlu, "Kutsal olan devlettir, yönümüz budur" ifadelerini kullandı.
Erdoğan'dan defalarca randevu istediğini söyleyen İmamoğlu, Cumhurbaşkanı'nın 30 belediye başkanını birlikte kabul ettiği görüşmede kendisini kırık sandalyeye oturttuğunu anlattı.
Siyasi yolculuğunu "Beylikdüzü'nden başlayan bir millete hizmet iradesi" olarak tanımlayan İmamoğlu, merkezi yönetimin yanlışlarını nezaketle dile getirmelerine rağmen aynı karşılığı görmediklerini savundu.
81 ilde proje yürüttüklerini belirten İmamoğlu, bu projelerin bir grup insanı zenginleştirmeyi amaçlamadığını söyledi. Düzenledikleri açılışlara vali ve kaymakamların katılamadığını da ifade etti.
Hakkında açılan soruşturmaya tepki
Duruşmadaki sözleri nedeniyle hakkında soruşturma açılmasını eleştiren İmamoğlu, bir önceki gün kullandığı ifadeleri tekrarladı:
"Kim masumiyet karinesine saldırıyorsa, kim lekelenmeme hakkını çiğniyorsa, insanlara haksız hukuksuz davranıyorsa aynen Cumhurbaşkanı'nın da dediği gibi namussuz, şerefsiz, haysiyetsizdir."
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu'nun 15 Ekim'deki duruşmada "kamu davasına esas soruşturmayı yürüten yargı mensuplarını hedef alan ifadeleri" nedeniyle "kamu görevlilerine görevi nedeniyle hakaret" suçundan soruşturma başlattı.
Erdoğan'la görüşmesini anlattı
2019'da aday olduktan sonra hayattaki eski İBB başkanlarını ziyaret ettiğini belirten İmamoğlu, Erdoğan'la da görüştüğünü söyledi. Görüşmenin 15 dakika olarak planlandığını ancak bir saat 40 dakika sürdüğünü aktardı.
İmamoğlu, Erdoğan'ın kendisi hakkında kullandığı "Makarios Anıtı'nı yapanı mı İstanbul'a belediye başkanı yapacaksınız" sözlerini bu görüşmede gündeme getirdiğini anlattı.
Erdoğan'a söz konusu anıtı gösterdiğini ve "Siz Cumhurbaşkanısınız, bunlar size araştırılarak gelmiyor mu?" diye sorduğunu belirten İmamoğlu, Erdoğan'ın kendisine "Daha neler göreceksin" yanıtını verdiğini söyledi.
İmamoğlu, görüşmede "Siz benim de Cumhurbaşkanımsınız, benim hakkımda iftirada bulunamazsınız" dediğini aktardı.
Arazi alımlarına ilişkin iddialar
İmamoğlu 16 Ekim'de belediyenin AKP dönemine ilişkin incelemelerde 33 dosyada toplam 2,5 milyar dolarlık kamu zararı tespit ettiklerini iddia etti.
İçişleri Bakanlığı'nın bu dosyaları belediyeden alarak şikâyetçi olmalarını engellediğini öne süren İmamoğlu, kendilerine yöneltilen suçlamalarla ilgili ise aylardır somut delil sunulmadığını savundu.
Geçmiş dönemdeki arazi alımlarından örnekler veren İmamoğlu, AKP yönetimi sırasında 13,5 milyon dolara satın alınan ve kullanılmayan bir araziye 2021'de değerleme yaptırdıklarını söyledi.
Arazinin değerinin 2 milyon dolar olarak belirlendiğini aktaran İmamoğlu, bu işlemde 11,5 milyon dolarlık kamu zararı oluştuğunu savundu.
İmamoğlu, başka bir arazinin de dört gün içinde KİPTAŞ'a 27 milyon dolar daha yüksek bedelle satıldığını öne sürdü.
Metal Yapı adlı şirketin 2011'de 13 milyon dolara aldığı bir araziyi 2017'de İBB'ye 119 milyon dolara sattığını söyleyen İmamoğlu, aradaki 106 milyon dolarlık farkı kamu zararı olarak nitelendirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Devletin kasasından para çıkıyor mu, çıkmıyorsa yolsuzluk diyemezsiniz" sözlerini hatırlatan İmamoğlu, "Alın size çatır çatır devletin kasasından çıkan paralar" dedi.
İmamoğlu, kendi iddiası olan 106 milyon dolarla ilgili, "Bu rakamlar dedikodu, duyum değil. İddia ile söylüyorum, o 106 milyon dolar firma sahibinin cebine gitmemiştir" ifadelerini kullandı.
AKP dönemine ilişkin yolsuzluk dosyalarının "buharlaştığını" öne süren İmamoğlu, Erdoğan'ın daha önce kullandığı "ahtapotun kolları" ifadesine atıfla, "Asıl ahtapotun kolları bu" dedi.
İmar kararları üzerinden eleştiri
2009-2019 yılları arasında imarsız alanlara imar verilmesi ve imar artışlarıyla ilgili sayının 2 bin 278 olduğunu söyleyen İmamoğlu, "İBB İmar Komisyonu emlak pazarlama ofisine dönmüştür" dedi.
İmamoğlu, 10 yıllık dönemde geliştirilen gökdelen projeleriyle 85 milyar dolarlık rant yaratıldığını ve bundan iktidara yakın kişilerin yararlandığını iddia etti.
"Soyulduk ey halkım. Sevgili İstanbullular, soyulduk" diye konuştu.
Kendi göreve geldiği 2019'dan bu yana geçen yedi yılda ise imar artışı sayısının 69 olduğunu belirten İmamoğlu, bunların hukuken kazanılmış hakların uygulanmasından kaynaklandığını savundu.
İmamoğlu, "Ben ve yol arkadaşlarım kent suçlarına engel olduk, kentlerin sağlıklı gelişmesi için görevimizi yerine getirdik. Onun için bizi tutukladılar" ifadelerini kullandı.
Halk TV ve Murat Ağırel'e ilişkin açıklamalar
Halk TV'ye kayyum atanmasını da eleştiren İmamoğlu, ev hapsindeki gazeteci Murat Ağırel'in başka bir soruşturma kapsamında yeniden gözaltına alındığını söyledi.
İmamoğlu, "Evinden alınan bir tane fon vurguncusu duydunuz mu? Murat Ağırel elektronik kelepçeyle evinde duruyor, gidip sabah evinden alıyorsunuz. Aymazlık bu, aymazlık" dedi.
İktidarın muhalefeti hedef aldığını savunan İmamoğlu, ülkeyi yönetenlerin "birbirlerini dinlemekle meşgul" olduğunu öne sürdü.
Davanın kamuoyunda karşılık bulmadığını savunan İmamoğlu, duruşma kayıtlarının yayımlanması çağrısında da bulundu:
"SEGBİS kaydını kırpın, bir saatini millete gösterin. Milletin huzurunda ters düz olmazlarsa namerdim. Davanın canlı yayınlanmasını istemediler, çünkü korkaklar."









