You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Beyin sisiyle baş etmenin kolay yöntemleri
- Yazan, Sophie Whitbread
- Okuma süresi 4 dk
Hiç beyninizin bir türlü çalışmadığını hissettiğiniz günler oldu mu?
İnanın ya da inanmayın, ihtiyacınız olan şey yalnızca bir bardak (ya da altı bardak) su olabilir.
Su, vücut ve beyin için neden önemli?
Yetişkin insan vücudunun yaklaşık üçte ikisi su.
Ancak beynin yaklaşık %73'ü sudan oluşuyor ve bilimsel araştırmalar, hafif düzeyde susuz kalmanın bile bilişsel performansı çeşitli derecelerde olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor.
Bu durum bazen "beyin sisi" olarak adlandırılıyor ve kısa süreli hafızayı ve hatta karar verme yeteneğini etkileyebiliyor.
Diyetisyen Sophie Medlin, "Vücudumuzdaki hiçbir hücre, susuz kaldığımızda çalışması gerektiği şekilde çalışamaz" diyor ve ekliyor:
"Vücudumuzdaki suyun sürekli olarak yenilenmesi gerekir; toksinleri uzaklaştırmak ve hücre içi süreçleri desteklemek için su kullanırız."
Ne kadar su içmeliyiz?
Çoğu insan günde altı ila sekiz bardak sıvı içmeli.
Su, az yağlı sütler, düşük şekerli ya da şekersiz içeceklerin hepsi buna dahil; çay ve kahve de – ölçülü olarak – sayılır.
Diyetinize bağlı olarak, yiyeceklerde bulunan sudan da bir miktar sıvı alırız ve bu da toplam su alımına dahil edilir.
Susuz kaldığınızı nasıl anlarsınız?
Vücudumuz düzenli olarak nefes alırken, terlerken ve idrar yoluyla su kaybeder; ancak kaybedilen su aynı hızda yerine koyulmazsa susuz kalırız.
İdrarınızın rengi, vücudun su bakımından ne kadar iyi olduğunun çok iyi bir göstergesidir.
İdrar, böbreklerden gelen ve urobilin adı verilen bir atık ürünü içerir; içtiğiniz sıvı arttıkça bu madde daha fazla seyrelir.
Çoğumuz, idrarımız açık ve soluk sarı renkte olacak kadar su içmeyi hedeflemeliyiz.
Aşağıdaki durumlarda daha kolay susuz kalabileceğinizi unutmayın:
- Diyabet
- Kusma
- İshal
- Güneşte çok uzun süre kalmak (sıcak çarpması)
- Egzersiz yapmak ve çok terlemek
- Alkol almak
- 38°C veya üzerinde ateş
- Bazı ilaçları kullanmak
Yaşlı bireyler de sağlık durumları, kullandıkları ilaçlar ve yaşla birlikte ortaya çıkan daha düşük susuzluk hissi nedeniyle daha kolay susuz kalabilir.
Gizli susuz bırakanlar
Medlin'e göre vücudumuzdan alkolü uzaklaştırmak çok fazla su gerektirir. Bu nedenle beyin sisinden endişe eden birinin bir de üstüne akşamdan kalma bir hale ihtiyacı olmasa gerek.
"Alkol bir toksindir ve vücudumuz onu ortadan kaldırabilmek için önce diğer dokulardan suyu kan dolaşımına yönlendirerek kanda seyreltir" diyor Medlin ve ekliyor:
"Ardından karaciğerimiz devreye girerek alkolü etkisiz hale getirir ve böbreklerimiz yoluyla atar."
Gazlı içecekler alkolün vücudunuza emilimini hızlandırabilir, bu yüzden alkol alırken bunlardan uzak durmak en iyisi. Yatmadan önce bir bardak su içmek ekstra yarar sağlar.
Kafein idrar söktürücü olduğu için fazlası susuzluğa neden olabilir. Böbreklere giden kan akışını artırır ve daha sık idrara çıkmanıza yol açar.
Ancak bazı araştırmalara göre, ölçülü tüketildiğinde kahve, su kadar hidrasyon sağlayıcı olabiliyor.
Medlin ise olası idrar söktürücü etkileri dengelemek için kafeinli içeceklerin yanında bir bardak su içilmesini öneriyor.
Su ihtiyacını karşılamanın kolay yolları
Yudumlamak
Uzmanlar yetişkinlerin günde yaklaşık iki litre sıvı içmesi gerektiğini söylüyor ancak bunu bir seferde içmektense yudumlayarak içmek daha iyi olabilir.
Medlin, "İdeal olarak, gün boyunca her zaman yanımızda bir içecek bulundurarak su ihtiyacını karşılayabiliriz" diyor ve ekliyor:
"Büyük bir miktarı tek seferde tükettiğimizde, vücudumuz buna uyum sağlamak zorunda kalır. Ortaya çıkan elektrolit değişimleri, suyu yavaş içseydik kaybedeceğimizden daha fazlasını idrarla atmamıza neden olabilir."
Su şişenizi hidrasyon yardımcınız olarak düşünebilirsiniz.
Öğünlerde bir bardak
Kulağa basit gelebilir, ancak çok fazla çaba gerektirmeden su ihtiyacınızı karşılamanın bir diğer yolu da öğün zamanlarıdır.
Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeğinde birer bardak su için; böylece yolun yarısını kat etmiş olursunuz.
Günde en az beş porsiyon
Birçok besin, özellikle meyve ve sebzeler, su içerir ve günlük su alımınıza katkıda bulunur.
Kavun, marul ve pişmiş kabak %90–99 oranında sudan oluşurken; portakal, brokoli ve havuç %80–89 oranında su içerir.
Sosis, peynir ve cips gibi yüksek tuzlu yiyecekler ise vücudun tuzu atmak için suya ihtiyaç duyması nedeniyle susuz kalmanıza yol açabilir.
Suyu daha lezzetli bir hale getirin
Sade su içmeye alışık değilseniz, doğal tatlandırıcılara başvurabilirsiniz.
Şef Donal Skehan, suyuna nane, zencefil, salatalık, narenciye, dondurulmuş meyveler ve biraz meyve suyu ekleyerek tat katmayı öneriyor.
Ancak şekerli içeceklerden ve saf meyve suyundan kaçınmak en iyisi.
Beslenme uzmanı Sonal Shah, "Şeker içeren içecekler kısa süreli bir enerji yükselmesi sağlayarak zihinsel olarak sizi uyarabilir ancak bunu kan şekeri düşüşü izler, bu da enerji düşüklüğüne ve zihinsel yorgunluğa yol açar" diyor.
Sonuç
Birçok çalışma, hafif susuz kalmaktan kaçınacak kadar sıvı içmenin beyin fonksiyonlarını desteklemeye yardımcı olduğunu ortaya koyuyor.
Ancak çoğu uzman, ihtiyacımızdan fazlasını içmenin bir faydası olmadığı konusunda da hemfikir.
Bu nedenle günde altı ila sekiz bardakla yetinin.
Vücudunuz ve beyniniz size minnettar olacaktır.
Bu makale ilk olarak Kasım 2021'de yayımlanmış, Mayıs 2026'da güncellenmiştir.