Bahçeli'den Öcalan için 'sosyal statü' çağrısı

Kaynak, Dilara Irem Sancar/Anadolu via Getty Images
- Yazan, BBC News Türkçe
- Unvan, Londra
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 3 dk
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecine ilişkin yeni bir hamleye ihtiyaç olduğunu söyledi.
Türkgün gazetesine değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın statüsüyle ilgili "Öcalan'ın münfesih [feshedilmiş] PKK'nın kurucu önderliği yerine örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli" dedi.
Öcalan'ın mahkumiyet halinin sürdürülerek kendisine yeni bir sosyal statü verilmesinin, PKK ve bileşenlerinin silah bırakma sürecinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesine imkan tanıyacağını belirten Bahçeli, bu yeni statü için "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinde bulundu.
Öcalan'a verilebilecek koordinatör statüsünün, örgütün tasfiye süreci ile sınırlı kalacağını söyleyen Bahçeli, "Bu koordinatörlük, Kürtlerin lider ve temsilcisi, etnik ve kategorik hakların savunuculuğu gibi hususları kapsamamaktadır" dedi.
DEM Parti, Bahçelinin çabasını önemli bulduklarını ifade etti.
MHP lideri koordinatörlük önerisini ilk olarak 5 Mayıs'taki partisinin grup toplantısında dile getirmişti. Bu öneriye DEM Parti de destek vermişti.
PKK'nın "mono-liderlik mekanizmasına" sahip olduğunu söyleyen Bahçeli, örgütün faaliyetlerinin kesin olarak son bulması için, bir kez daha "kurucu önder" olarak tanımladığı Öcalan'ın etki gücünün artırılması gerektiğini savundu.
Bahçeli, sürecin başından beri Öcalan'ı tarif ederken "kurucu önderlik" ifadesini kullanmasını da şu sözlerle açıkladı:
"Parçalı yapılarla terörsüz Türkiye yolunda yürümek sonuç almayı geciktirecek, provokasyonları artıracak, dış müdahalelere imkan verecek, örgüt içi çatışma dinamiklerini öne çıkararak görünür kılacak ve sonuç almayı zorlaştıracaktır.
"Başından beri 'örgütün kurucu önderi' ifadesinin kullanılması da bu endişeyi gidermeye, olası riskleri azaltmaya ve en hızlı şekilde terörsüz Türkiye hedefine ilişkin sonuç almaya yöneliktir."
MHP lideri ayrıca sürecin sürdürülebilmesi için iki ayrı komisyon önerdi.
Bunlardan ilki TBMM'de kurulacak ve her siyasi partiden belirlenecek üyelerle oluşturulacak bir "takip komisyonu".
Diğeri ise cumhurbaşkanı yardımcısının liderliğinde Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı' ile Milli İstihbarat Başkanlığı'ndan oluşan bir "Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik" komisyonu.
Bahçeli, bu ikinci komisyonun topluma süreci anlatacak ve "olası kara propagandalara karşı koyacak bir iletişim boyutu olacağını", ayrıca süreçle ilgili devlet kurumları arasında işbirliği sağlayacağını söyledi.
DEM Parti: 'Sürecin hızlı ilerlemesi için yeni bir çıkış yolu aranıyor'
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada, sürecin daha hızlı ilerlemesi ve belirsizliklerin giderilmesi için yeni bir çıkış yolu arandığını ifade etti.
MYK toplantısına ve gündeme ilişkin değerlendirmede bulunan Doğan, "Birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik dediğimiz andan bugüne en çok dikkat çektiğimiz konuların başında yeni bir hamle ihtiyacı geliyordu. Bu anlamda Sayın Bahçelinin çabasını önemli bulduğumuzu ifade etmek isterim" dedi.
Yasal çerçeveye ihtiyaç olduğunu vurgulayan Doğan, "Geçiş nasıl ve hangi hukukla sağlanacak?" diye sordu.
Sürecin yasa yapıcı tarafı olarak Meclis'in aktif bir biçimde inisiyatif alması gerektiğini savunan DEM Parti sözcüsü, statü tartışması ya da Öcalan'la kurulan hukukun adının konulması tartışmalarının şahsi bir imtiyaz meselesi olarak algılanmaması gerektiğini ifade etti.










