Mithat Sancar: 'Öcalan'ın süreçte merkezi bir rol üstlenmesi gerekiyor'

- Yazan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, Ankara
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 5 dk
DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Kurulu'nda görev almasını ve silahsızlanma sürecinde "etkili ve aktif" bir rol üstlenmesini beklediklerini söyledi.
Sancar, Öcalan'ın silahsızlanma kurulu içinde alacağı görevin, Takip ve Değerlendirme Kurulu tarafından yapılacak görüşme ve istişarelerin ardından belirleneceğini ifade etti.
Gazetecilerle, 26 Ağustos Çarşamba günü Ankara'daki bir otelde yapılan buluşmada Mithat Sancar'ın yanı sıra İmralı Sekreteryası üyesi Çetin Arkaş ve siyasetçi Gülten Kışanak da yer aldı.
Bu görüşme, Abdullah Öcalan'ın el yazısı ile kaleme aldığı "komplo" açıklamasıdan bir gün sonra yapıldı.
Öcalan açıklamasında, "görüşme tutanağı" adı altındaki bazı paylaşımların "süreci akamete uğratmaya çalışan çevreler" tarafından yapıldığını kaydetmişti.
Sürecin "kritik bir aşamaya" geldiğini ve kendisine karşı komplo kurulmak istendiğini ifade etmişti.
İmralı Heyeti'nden Sancar da bu iddialara ilişkin konuştu.
"Böyle bir görüşme olmadı. Bunu ilk ağızdan hem Sayın Öcalan hem örgüt ya da hareket adına yapılan açıklamalarda dile getirildi. Yine devlet yetkilileri de bunu bu şekilde açıkladılar" ifadelerini kullandı.
Sürecin yürütülmesi açısından Öcalan'ın merkezi bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Sancar, bu rolün açık şekilde tanımlanarak ilan edilmesinin gerekli olduğunu söyledi.
Sancar, "Dolayısıyla bu süreci yürütmek açısından öncelikle Sayın Öcalan'ın merkezi bir rol üstlenmesi ve bunun açık tanımlanmış ve ilan edilmiş bir şekilde yapılması gerekiyor. Bu devasa sürecin işletilebilmesi için gerekli" ifadelerini kullandı.
Öcalan'ın İmralı'da yeni bir yerleşkeye taşındığı iddialarını da reddeden Sancar, Öcalan'ın çalışma ve yaşam koşullarının, süreç içerisinde üstlendiği rolü yerine getirebileceği şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Sancar ayrıca PKK'nın silah bırakmasına yönelik yeni bir çağrı yapılıp yapılmayacağına ilişkin soru üzerine, henüz bu konuda alınmış bir karar bulunmadığını belirtti.
'Tarihi bir dönemeçteyiz'
Sancar, 10 Ağustos'ta TBMM'de kabul edilen ve 18 Ağustos'ta Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren kanunu "tarihi bir dönemeç" olarak nitelendirdi.
Yasanın kabul edilmesinin sürecin yeni bir evreye girildiğin belirten Sancar, sürecin hem Türkiye hem de bölge açısından "çok büyük bir dönüşüm potansiyeli" taşıdığını savundu.
Sürecin işleyişinden sorumlu olacak Takip ve Değerlendirme Kurulu ise ilk toplantısını 24 Ağustos'ta yaptı.
Toplantıda Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Kurulu oluşturuldu.
'Öcalan'ın silahsızlanma kurulunda görev almasını bekliyoruz'
19 Ağustos'ta İstanbul'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan DEM Parti İmralı heyeti üyesi ve Van Milletvekili Pervin Buldan, Öcalan'ın silahsızlanma alt kurulunda görev alacağını söylemişti.
Buldan'ın açıklamasına ilişkin hükümetten bir doğrulama ya da Öcalan'ın kurulda nasıl görev alabileceğine dair bir açıklama yapılmamıştı.
Gazeteciler Ankara'da Sancar'a bu açıklamayı hatırlatarak, Öcalan'ın silahsızlanma alt kurulunda görev alıp almayacağını sordu.
Öcalan'ın silahsızlanma sürecinde "hayati bir görevi ve rolü" olacağını belirten Sancar, PKK liderinin sürecin merkezi aktörlerinden biri olması ve ilgili kurullarda yer alması gerektiğini söyledi:
"Sayın Öcalan'ın bu kurumsal yapı içinde, bu alt komisyonda, alt kurulda bir görev almasını elbette bekliyoruz. Ama bunu belirleyecek olan, üst kurul diye adlandırılan Takip ve Değerlendirme Kuruludur.
"Burada yapılan değerlendirmeler, Sayın Öcalan ile yapılacak görüşmeler, istişareler sonucu kendisinin bu kurulda nasıl bir rol üstleneceğini belirleyecek.
"Bu rol netleşmeden, açıkça karara bağlanıp ilan edilmeden, bizim tek taraflı olarak "Evet öyle olacak" dememiz de yanlış anlamalara yol açıyor. Buldan arkadaşımızın açıklaması da bu çerçevedeydi."
Sancar, Öcalan'ın kurulda bir rol üstlenmesi gerektiği konusunda "genel bir yaklaşım" bulunduğunu, kendi beklentilerinin de bu yönde olduğunu söyledi.
"Kendisinin silahsızlanma sürecinde etkili ve aktif, donanımlı bir rol oynaması" gerektiğini belirten Sancar, "Sürecin doğası da başarıyla ilerlemesi de böyle bir düzenlemeyi ve donanmayı gerektirir" dedi.
Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Kurulu'nun temel işlevinin silahsızlanma sürecinin yürütülmesini sağlamak olacağını belirtti.
Kurulun bileşimi, işleyişi, görev ve yetkileri konusunda henüz kamuoyuyla paylaşılmış bir karar bulunmadığını söyledi.
'Öcalan mevcut yerleşkesinde kalmaya devam ediyor'
Öcalan'ın İmralı'da daha geniş bir yerleşkeye taşındığı ve çalışmalarını burada sürdürdüğü iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Sancar, heyetin görüşmeleri daha geniş ve farklı bir salonda yaptığını ancak Öcalan'ın kaldığı yerin değişmediğini belirtti.
Sancar sözlerinin devamında, sürecin bundan sonraki aşamasında Öcalan'ın çalışma ve yaşam koşullarının "üstleneceği role" uygun hale getirilmesi gerektiğini savundu:
"Sayın Öcalan'ın bu süreçte üstlendiği bu ağır ve tarihi görevi yürütebilecek imkanlara, şartlara kavuşması sürecin mantığının bir sonucu olarak görülmeli. Açıkçası öyle olmasını bekliyoruz."
Yeni bir çalışma ortamı oluşturulması halinde buna uygun düzenlemeler yapılması gerekeceğini belirten Sancar, "Sekreterya mı, daha fazla çalışma arkadaşı mı?" seçeneklerinin, sürecin ihtiyaçları ve Öcalan'ın "önemli ve belirleyici misyonu" bakımından gündemde olması gerektiğini söyledi.
Kışanak: 'Kurullar yalnızca devlet bürokrasisinden oluşmamalı'
Gülten Kışanak ise sürecin hem çatışma ve silah hem de "kök sorunlar", demokratikleşme ve kapsayıcılık boyutları bulunduğunu söyledi.
Kışanak sürecin yalnızca Öcalan ile devlet adına görüşen heyetin çalışmasına bırakılamayacağını ifade etti. Dört alt kurulun tamamının devlet bürokrasisinden oluşmasının çözüm konusunda kolaylaştırıcı olmayacağına işaret etti.
Baroların, meslek örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve çatışma çözümü alanında çalışan akademisyenlerin katkısına dikkat çeken Kışanak, kurulların yeri geldiğinde görüş alarak, istişare ederek ve birlikte çalışarak işletilmesini istedi.
Gazetecilerin yeni anayasa süreciyle ilgili sorularını da yanıtlayan Kışanak, Türkiye'nin demokratikleşebilmesi için yeni bir Anayasa'ya ihtiyaç olduğunu, bunun "herkes tarafından" kabul edildiğini söyledi.
Kışanak anayasa konuşmalarının, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi" tartışmasına indirgenmemesi gerektiğini savundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesini için Anayasa değiştirmekten başka yöntemler de olduğunu belirten Kışanak, yeter milletvekili sayısını ulaşıldığında da bunun gerçekleşebileceğini söyledi.
'Öcalan kamuoyuna doğrudan hitap edebilmeli'
Sancar, İmralı'daki görüşmelerin bütün ayrıntılarının kamuoyuna açıklanmamasının, "bir şeyleri saklama amacı taşımadığını" savundu.
Görüşmelerin bazen üç, bazen beş saat sürdüğünü ve bu toplantılarda pek çok konunun ele alındığını belirten Sancar, görüşme içeriklerinin tamamının açıklanmasının sürecin gerekleriyle bağdaşmayacağını söyledi.
"Burada kamuoyundan bir şey saklamak değil, bir süreci sağlıklı yürütme çabası söz konusudur" diyen Sancar, Öcalan'ın kamuoyuna doğrudan hitap etmesinin önünün açılması gerektiğini belirtti.
Gazeteciler, akademisyenler, siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin Öcalan'la doğrudan görüşebilmesini gerektiğini söyleyen Sancar, "Bundan sonraki aşamada Sayın Öcalan kamuoyuyla doğrudan iletişim kurabilmeli" dedi.
'Silah bırakma süreci kurum ve kurullar tarafından izlenecek'
Silah bırakma sürecinin fiilen nasıl işleyeceği, silahların nerede bırakılacağı ve ülkeye dönüşlerin hangi yöntemle gerçekleşeceği yönündeki sorulara da yanıt veren Sancar, planlamaların ilgili kurumlar ve alt komisyonlar eliyle yapılacağını söyledi:
"Hazırlıklar yapılıyordur ama bizim şu anda bunların ayrıntılarıyla ilgili bilgimiz yok. Bilgimizin olmaması da normal karşılanmalı çünkü çok hassas bir dönem."
Sancar, ayrıntılı bilgi ellerine ulaşsa bile bunun paylaşılmasının doğru olmayacağını savundu:
"Silah bırakılacak, insanlar ülkeye dönecek ve planlamaya dair net bilgi bize gelse bile, bunu paylaşmak hem sürecin selameti hem insanların güvenliği açısından doğru değil."
Ancak bu konudaki çalışmaların yoğun bir şekilde devam ettiğini belirten Sancar, kısa süre içerisinde hem devlet hem de PKK tarafından resmî açıklamalar yapılabileceğini belirtti.









