Trump'a Çin'de görkemli karşılama: Dünyaya mesajlarıyla ziyaretin ilk günü

Kaynak, VCG/VCG via Getty Images
- Yazan, Laura Bicker
- Unvan, Çin Muhabiri
- Bildirdiği yer, Londra
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 5 dk
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, rakip iki süper güç arasındaki ilişkileri yeniden şekillendirebilecek ziyaretin ilk gününde ABD Başkanı Donald Trump için görkemli bir karşılama töreni düzenledi.
Trump'ı karşılamak için Halkın Büyük Salonu'nun dışında askeri tören kıtası sıralandı. Törende top atışı yapıldı ve bir bando ABD milli marşını çaldı. Başkan Trump, Çin ve ABD bayrakları sallayan okul çocuklarını selamlamak için iki kez durdu.
Trump, Şi ile tokalaşırken ona kolundan hafifçe dokundu; bu hareket sıcak bir jest olarak yorumlandı. Ardından ev sahibine övgüler yağdırdı.
"Harika bir lidersiniz. Bunu herkese söylüyorum" dedi ve bu sözlerin doğaçlama olduğu düşünüldü. Daha sonra 15'inci yüzyıldan kalma Cennet Tapınağı'nı gezerken gazetecilere Çin'in "çok güzel" olduğunu söyledi. Akşam düzenlenen ziyafette ise görüşmeleri "sevgiyle anılan" bir fırsat olarak nitelendirdi.
Bu tablo dikkat çekiciydi çünkü Trump siyasi kariyerini büyük ölçüde Çin'e karşı sert söylemler üzerine kurmuştu.
Trump, 2016'daki seçim kampanyasında düzenlediği bir mitingde, "Çin'in ülkemize tecavüz etmesine izin vermeye devam edemeyiz. Yaptıkları tam olarak bu" demişti.
2020'de ise Çin'in "ABD'yi daha önce kimsenin yapmadığı kadar kazıkladığını" söylemiş, Covid-19 pandemisini de "Çin virüsü" olarak tanımlamıştı. Yeniden iktidara dönmeden önce de "Çin'e bunun bedelini ödeteceği" sözünü vermişti.
Geçen yıl ticaret savaşının zirvesinde iki ülke birbirine yüzde 100'ü aşan gümrük tarifeleri uygulamıştı. Ardından kırılgan bir ateşkes sağlandı. Ancak bu ziyaretin üzerindeki temel sorulardan biri, bu ateşkesin sürüp sürmeyeceği ve yerine nasıl bir anlaşmanın geleceği.
Diğer önemli başlıklarından biri Pekin'in ABD'nin İran'la sürdürdüğü görüşmelerde bir anlaşmanın sağlanmasına aracılık edip edemeyeceği. Bir diğeri de Çin'in kendi toprakları olarak gördüğü, ABD'nin müttefiki ve özerk ada Tayvan.

Kaynak, Kenny Holston / Reuters
Pekin, herhangi bir anlaşma öncesinde Trump'ı etkilemek amacıyla gösterişli bir tören hazırladı ve Çin'in kapılarının misafirlere açık olduğu mesajını vermeye çalıştı. Ancak görüşmeler başladıktan kısa süre sonra Çin devlet medyası, Şi'nin Tayvan konusundaki gerilimlerin ciddi sorun yaratabileceğine dair açıklamalarını yayımladı.
Fakat bu titizlikle planlanmış gösteri yalnızca Trump ve beraberindeki 30 CEO için değildi. Aynı zamanda ABD ve tüm dünyada canlı yayınlanacağını bilen Pekin için bir güç gösterisiydi.
Asia Society bünyesindeki ABD-Çin İlişkileri Merkezi'nden kıdemli araştırmacı John Delury, "Tarihi bir değişime tanıklık ediyoruz" diyor.
"Bu zirveye aşırı anlam yüklemek istemem ama Çin'in ABD'ye gerçek anlamda rakip olacak bir noktaya yükselişi artık gözlerimizin önünde gerçekleşiyor. Pekin artık dünyanın ikinci başkenti."
Herkes için hazırlanmış bir gösteri
Şi Cinping uzun süredir kendisini, öngörülemez bir ABD başkanının karşısında istikrarlı bir küresel lider olarak göstermeye çalışıyor.
Çin ekonomisinin büyüklüğü nedeniyle Kanada, İngiltere ve Almanya gibi ABD müttefiklerinden gelen liderler de dahil olmak üzere çok sayıda dünya lideri, Pekin'le anlaşma yapmak amacıyla Çin'i ziyaret ediyor.
Trump'ın ilk başkanlık döneminden bu yana Çin'in dünya ile ticareti daha da büyüdü. Çünkü Pekin, Trump'ın uyardığı şeyin, yani daha fazla gümrük tarifesinin, geleceğini öngörüyordu.
Çin geçen yıl ekonomik ve diplomatik gücünü kullanarak Trump'ın hamlelerine misilleme tarifeleriyle yanıt verdi. Ayrıca ileri teknoloji üretimi için kritik öneme sahip nadir toprak minerallerinin ihracatını kısıtladı. Bunun ardından Washington masaya oturdu ve tarifeler düşürüldü.
Şi, ABD'ye ve dünyaya Çin üretimi ile teknolojisine ne kadar bağımlı olduklarını gösterdiğine inanıyor.
Bugün Çin, dünyadaki malların üçte birini üretiyor. Nadir toprak minerallerinin yüzde 90'ından fazlasını işliyor ve güneş panelleri, rüzgar türbinleri ile elektrikli araçların yaklaşık yüzde 60 ila 80'ini üretiyor.
İnsan hakları sicili ve Moskova ile Pyongyang gibi yönetimlerle ilişkileri konusundaki endişeler sürse de Trump'ın dünya düzenini sarsan politikaları nedeniyle bu meselelerin geri planda kaldığı görülüyor.
Bazı gözlemcilere göre bu durum, küresel güç dengesinin Çin lehine değiştiğinin işareti.

Kaynak, EPA
İran bir pazarlık kozu mu?
Şi Cinping'in, İran savaşı nedeniyle zayıflayan bir Trump karşısında bu görüşmelere daha güçlü girdiğini düşündüğü belirtiliyor.
Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel ekonomiyi sarstı ve Trump'ın, deniz ticaret yolunun yeniden açılması için Pekin'den yardım istemesi bekleniyor.
Pekin ile Tahran'ın onlarca yıla dayanan ilişkileri bulunuyor ve Çin, İran'ın en büyük ticaret ortağı.
Eğer Şi, İran'ı müzakere masasına dönmeye ikna ederse bu durum ona daha fazla diplomatik koz sağlayabilir.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ziyaret öncesinde Fox News'e yaptığı açıklamada, "Bu sorunun çözülmesi onların da çıkarına. Daha aktif rol oynamalarını sağlamayı umuyoruz" dedi.
Ancak Çin bunun karşılığında bazı taleplerde bulunacaktır.
Çin devlet medyasına göre Şi, görüşmeler sırasında Trump'a Tayvan meselesinin iki ülkeyi çatışmaya sürükleyebileceği uyarısında bulundu.

Kaynak, Getty Images
Şi'nin, ABD'ye Tayvan'a silah satışlarını geciktirmesi ya da durdurması yönünde baskı yapabileceği belirtiliyor. Ancak Washington yasalar gereği Tayvan'ın kendisini savunabilmesi için gerekli araçları sağlamakla yükümlü.
Bu nedenle Tayvan'daki yetkililerin zirveyi kaygıyla izlediği ifade ediliyor.
Gazeteciler iki lidere Cennet Tapınağı'nda Tayvan konusunu görüşüp görüşmediklerini sorduğunda ise iki lider de soruya yanıt vermedi.
Trump'ın önceki ziyaretinden farklı olarak bu kez eşi Melania Trump ziyarette yer almadı.
Bu ziyaretin odağında iş dünyası heyeti bulunuyor. Heyette Elon Musk, Tim Cook ve Jensen Huang gibi isimler yer aldı. Bu isimler akşam düzenlenen ziyafete de katıldı.
Trump, Çin'in daha fazla ABD şirketine kapılarını açmasını isterken bu iş heyetinin ön plana çıkmasını istiyor.
Ancak tüm bunların somut olarak nasıl bir anlaşmaya dönüşeceği henüz belirsiz. Çünkü görüşmelere dair ayrıntılar paylaşılmış değil.
Beyaz Saray açıklamasında yalnızca iki tarafın "ekonomik iş birliğini geliştirme yollarını" görüştüğü belirtildi. Bunlar arasında ABD şirketlerinin Çin pazarına erişiminin artırılması ve Çin yatırımlarının ABD sanayisine yönlendirilmesi de yer aldı.
İran konusunda ise "iki ülkenin İran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda anlaştığı" ve "enerji akışının serbestçe sürmesi için Hürmüz Boğazı'nın açık kalması gerektiği" ifade edildi.
Bundan sonra ne olacak?
İki liderin Cuma günü yeniden bir araya gelmesiyle daha fazla ayrıntının ortaya çıkabileceği belirtiliyor.
Trump, düşmeye devam eden kamuoyu desteği nedeniyle ülkesine döndüğünde bir başarı hikayesi sunmak isteyecek.
Şi Cinping ise iki ülkenin ticaret ve tarım gibi alanlarda iş birliğini genişletmesi gerektiğini söyledi. Bu açıklama, Çin'in daha fazla Amerikan soya fasulyesi, sığır eti ve Boeing uçağı satın almaya hazır olduğunun işareti olarak yorumlanıyor.
İki lider ayrıca ilişkileri önümüzdeki üç yıl boyunca yönlendirecek yeni bir çerçeve üzerinde anlaşarak ilişkileri "yapıcı, stratejik ve istikrarlı" olarak tanımladı.
Çin ekonomisi şu anda artan işsizlik, dengesiz büyüme, emlak krizi ve yerel yönetimlerin yüksek borç yükü gibi ciddi sorunlarla mücadele ediyor.
Bu nedenle Pekin, küresel gücün merkezinde Washington'ın bulunduğu bir dünya istemese de ABD ile birlikte hareket etmenin bir yolunu bulmak zorunda olduğunun farkında.

Kaynak, Getty Images
Ve akşam düzenlenen ziyafette iki liderin vermeye çalıştığı mesaj da buydu.
Trump, "eşi benzeri olmayan muhteşem karşılama" için teşekkür ederek Şi'yi Eylül ayında Beyaz Saray'a davet etti.
Şi ise daha ileri giderek "Çin ulusunun büyük yeniden yükselişi" ile "Amerika'yı yeniden büyük yapma" hedeflerinin birlikte ilerleyebileceğini söyledi.
Konuşmasını ise hem Çin'in hem ABD'nin geleceğine kadeh kaldırarak tamamladı:
"Şerefe."










