CHP'den Halk TV açıklaması: 'Faturayı Kılıçdaroğlu'na çıkarmak hadsizliktir'

Kemal Kılıçdaroğlu boyun üzerinden görülüyor. Gözlüklü ve beyaz saçlı
Fotoğraf altı yazısı, 8 Eylül 2026: Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 3 dk

Halk TV'ye yapılan kayyum atamasına sendika ve siyasilerden tepki geliyor.

Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Müslim Sarı, genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan eleştiriler üzerinden Halk TV'ye kayyum atanmasına değindi.

Kılıçdaroğlu, Halk TV için, "Sahibi yabancı bir ülkede olup da kendi ülkesinde yayın yapan bir televizyon kanalı dünyanın hangi ülkesinde var?" demişti.

Parti Sözcüsü Sarı, Kılıçdaroğlu'na karşı algı oluşturulmaya çalışıldığını söyledi ve "Faturayı Kılıçdaroğlu'na çıkarmak büyük bir hadsizliktir" dedi.

"Biz kayyumu kabul etmiyoruz" ifadelerini de kullandı.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir" açıklamasını X hesabından paylaştı.

Ardından İstanbul Silivri'de Ekrem İmamoğlu'nun savunma yaptığı duruşma öncesi konuşan Özel, "Ekrem Bey 580 gün sonra, herhalde 589 gün sonra, savunma hakkını kullanacak. Bu sabah Halk TV'yi kapatıyorlar" dedi.

Özel akşam saatlerinde de Halk TV'yi ziyaret etti. Yeni Parti lideri televizyon binasında yaptığı açıklamada "Hedef alınan, halkın haber alma hakkıdır. Hedef alınan, Türkiye'nin en çok izlenen haber kanalının durdurulmasıdır. Geri kalanın hepsi bahanedir. Burada ortaya çıkan, tecelli eden irade Halk TV'nin yayın çizgisinden rahatsız olanların burayı susturma iradesidir" diye konuştu.

Türkiye Gazeteciler Sendikası'ndan da, "Keyfi bir kararla Halk TV sabah saatlerinde polislerce basıldı, yayına müdahale edildi. Bu zorbalığı kabul etmiyoruz!" açıklaması yapıldı.

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Ekim 2025'te Tele 1'e kayyum atanmasından "bir yıl sonra" gelen Halk TV'ye kayyum kararı için "basın özgürlüğüne bir darbe daha" değerlendirmesini paylaştı.

Gözlerine ve ağzına siyah bant takan takım elbiseli üç kişi mavi koltuklarda oturuyor.
Fotoğraf altı yazısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Yeni Partili üyeler, Halk TV'ye kayyum atanmasını protesto etti

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları X hesabından kararın "derhal" geri çekilmesi çağrısı yaptı.

"Şafak vakti operasyonu ile Halk TV'ye kayyım atanması, muhalif medyayı susturmaya yönelik açık bir siyasi müdahaledir" ifadelerini kullandı.

İktidarı eleştiren Hatimoğulları, "muhalif kanallara kayyım atayan bu anlayış Türkiye'yi büyük bir karanlığa sürüklüyor! Halka dayattığınız baskı kabul edilemez. Hakikat kayyımla yok edilemez!" mesajını paylaştı.

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Sözcü TV yayınında Halk TV'nin fon yolsuzluğunu haber yapan kanallardan biri olduğunu hatırlattı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, "En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV'ye kayyum atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir!" ifadeleriyle tepki gösterdi.

TBMM'de yapılan Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde de Yeni Partili üyeler protesto için gözlerine ve ağızlarına siyah bant çekti.

TBMM'deki grup toplantısında İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu dikkatlerin fon soruşturmasından uzaklaştırılmaya çalışıldığını savundu.

Dervişoğlu, "Siyasi partiye kayyum, medyaya kayyum. Türk demokrasisi darbeler gördü ama bu kadarına şahit olmadı" ifadelerini kullandı.

Basın örgütleri Halk TV'ye desteğe gitti

Halk TV'nin Ankara binası önünde saat 14:00'te Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin (ÇGD) çağrısıyla meslek örgütleri bir basın açıklaması düzenlendi.

BBC Türkçe'nin takip ettiği açıklamaya, basın sendikası ve derneklerinin başkanları ile Halk TV izleyicileri katıldı.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Ankara Şube Başkanı Demet Aran, Halk TV'nin Ankara bürosu önünde açıklama yapıyor.
Fotoğraf altı yazısı, Çağdaş Gazeteciler Derneği Ankara Şube Başkanı Demet Aran, Halk TV'nin Ankara bürosu önünde açıklama yapıyor.

Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu, BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada, "Bu tip kararlar halkı haberden, gerçekten uzaklaştırmak için atılan adımlar" dedi.

Soruşturma dosyasında iddia edilen suç ile yayınlar arasında bir bağlantı kurulmadığını söyleyen Tartanoğlu, "Buraya 'O zaman niye yayınları durduruyorsunuz demeye geldik'" diye konuştu.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Kıvanç El, televizyonlara kayyum atanması uygulamasının bir yıl önce Tele1 ile başladığını söyledi, "Binlerce hesap kapatılıyor, internet sitelerine erişimi engeli getiriliyor" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Başka mecralar var mı var ama onları da bu sonun beklemediğinin garantisi ne yazık ki yok.

"Bu nedenle öncelikle tüm toplumun, tüm ilgililerin bu süreçlere tepkisini ortaya koyması gerekiyor. Seçime giderken Türkiye'de daha ağırlaşan bir tabloyla karşı karşıya kalmaktan açıkçası endişe ediyoruz."

Çağdaş Gazeteciler Derneği Ankara Şubesi Başkanı Demet Aran "İstedikleri kadar engellemelere başvursunlar, kayyumlara başvursunlar. Gazetecilik asla susmaz, susturulamaz, biat etmez. Hakikat mutlaka hedefi olan halka ulaşacaktır" sözleriyle kayyum kararına tepki gösterdi.

HALK TV izleyicisi Saadet Erdoğan, "Atılan kayyum sadece Halk TV'ye değildi, benim gibi düşünen milyonlarca insanın iradesine yapılan bir müdahale bu. Ben halkım" diye konuştu.

Gazetecilik örgütlerinin oluşturduğu Medya Dayanışma Grubu bir medya kurumunun sahiplik yapısı veya şirket ilişkileriyle ilgili iddiaların yargı konusu yapılabileceği ancak haber kuruluşunun yönetimini devralmaya ve yayın faaliyetini durdurmaya gerekçe yapılamayacağını belirtti.

Grubun açıklamasında, "Halk TV'ye yönelik müdahalenin, Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının başladığı gün gerçekleşmesi de kamuoyunun yargı sürecinden haberdar edilmesine ilişkin kaygıları artırıyor" denildi.

Açıklama şöyle devam etti:

"Fon skandalına ilişkin haberleri nedeniyle gazetecilerin tutuklanması, bazılarının elektronik kelepçeyle ev hapsinde tutulması ve gazetecilerin haberlerine ya da sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesi, basın üzerindeki baskıya ilişkin kaygıları artırıyor."