CHP'de 'ikili yapı' dönemi: Özel'in önündeki seçenekler ve riskler neler?

Kaynak, AFP via Getty Images
- Yazan, Ayşe Sayın
- Unvan, Ankara
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 4 dk
Cumhuriyet Halk Partisi'nde 2023 kurultayına ilişkin verilen "mutlak butlan" kararı, partiyi fiilen iki ayrı merkezin oluştuğu yeni ve son derece tartışmalı bir döneme taşıdı.
Mutlak butlan kararıyla genel başkanlığı sona eren Özgür Özel, CHP Genel Merkezi'nden "geri dönmek üzere çıkıyorum" diyerek ayrıldı ve CHP Meclis Grubu'nu "yeni genel merkez" olarak ilan etti.
Özel, mutlak butlan kararı sonrasında ilk hamlesini, Meclis grubunun büyük çoğunluğunun desteğiyle "grup başkanı" seçilerek yaptı.
Peki bundan sonrası için Özel ve ekibinin atabileceği adımlar neler ve siyasi geleceklerine ilişkin kulislerde konuşulan olasılıklar ve riskler neler?
Yargıtay tedbir kararını bozabilir mi?
Özel, genel başkanlık görevine son verilmesi kararını Yargıtay'a taşıdı.
Hukuki açıdan Yargıtay'ın dosyayı öncelikli gündeme almasının önünde engel bulunmadığı belirtiliyor.
Ancak Ankara kulislerinde bu ihtimalin zayıf olduğu ve dosyanın en erken yedi-sekiz ay içinde karara bağlanabileceği değerlendirmeleri yapılıyor.
PM kararıyla olağanüstü kurultay seçeneği
Özgür Özel, tüzüğün ve hukuki yolların sonuna kadar kullanılacağını belirterek, Parti Meclisi (PM) kararı ya da delege imzasıyla olağanüstü kurultayın toplanmasını sağlayacaklarını açıkladı.
CHP tüzüğüne göre olağanüstü kurultay; genel başkan çağrısı, PM'nin salt çoğunluk kararı veya delegelerin beşte birinin imzasıyla toplanabiliyor.
Ancak seçimli kurultay yapılabilmesi için delegelerin salt çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Ancak PM'deki dengeler henüz net değil.

Kaynak, Murat Kocabas / Middle East Images / AFP via Getty Images
Kılıçdaroğlu'na yakın veya iki tarafa da mesafeli duran10 dolayında milletvekili, polis zoruyla genel merkez tahliyesine tepki gösterdi ve en kısa sürede kurultay çağrısı yaptı.
Bu isimlerden Oğuz Kaan Salıcı, Ali Öztunç, Semra Dinçer, Gürsel Erol da göreve iade edilen PM'de yer alıyor.
Özel kanadı bu tabloyu kendi lehlerine yorumluyor ve bunun için de ilk aşamada PM'den kurultay çıkarmayı deneyecek.
Delege imzasıyla kurultay arayışı
İkinci seçenek ise delege imzasıyla olağanüstü kurultayın zorlanması.
Delege imzasıyla seçimli kurultay yapılabilmesi için delegelerin yarıdan bir fazlasının imza vermesi gerekiyor.
Taban desteğinin kendi yanında olduğunu düşünen Özel ekibi, bu konuda avantajlı oldukları görüşünü dile getiriyor.
Ancak hangi delegelerin yetkili sayılacağı ve "tedbirli mutlak butlan" kararı altında kurultayın nasıl yapılacağı konusunda iki taraf arasında görüş ayrılığı bulunuyor.
Özel kanadı, olağanüstü kurultayı güvenceye almak amacıyla hem 37'nci Kurultay hem de iptal edilen İstanbul delegesi dışında, 38'inci Olağan Kurultay delegelerinden imza toplamayı planlıyor.
Yargıtay'a yapılan temyiz başvurusunun kurultaya engel olarak gösterilmesi halinde ise bu başvurunun geri çekilmesinin de seçenekler arasında.
Uzlaşmayla kurultay tarihi belirlenebilir mi?
Mutlak butlan kararı sonrasında iki taraf arasında yürütülen görüşmelerde, kurultay tarihi üzerinde uzlaşma arandığı duyuruldu.
Ancak genel merkezin polis müdahalesiyle boşaltılması, Kılıçdaroğlu'nun olağanüstü kurultaya kapı kapatması olarak yorumlandı.
O nedenle Özel cephesinde ortak bir kurultay tarihi belirlemesi, mevcut atmosferde en zor seçenek olarak görülüyor.
Ancak seçmen, örgüt baskısı nedeniyle Kılıçdaroğlu'nun uzun süre direnemeyip kurultaya gitmek zorunda kalabileceği değerlendirmeleri yapılıyor.

Kaynak, Serdar Ozsoy/Getty Images
İki taraf arasında ortak kurultay tarihi için yakın zamanda temas beklenmese de "CHP bölünmemeli" diyen partinin deneyimli isimlerinin, gerilimin düşmesinin ardından devreye girerek, uzlaşma yolu arayabileceği ifade ediliyor.
Yeni parti seçeneği masada mı?
Özgür Özel, "Tüm yollar kapanana kadar partide mücadeleye devam" mesajı vererek yeni partiye kapıları kapattı.
Ancak olağanüstü kurultay girişimlerinden sonuç alınamaması ve Kılıçdaroğlu'nun ihraç kılıcını çekmesi halinde yeni partinin kaçınılmaz olarak gündeme gelebileceği ifade ediliyor.
Bazı milletvekilleri de "Kılıçdaroğlu ile siyaset yapmam" diyerek bunun işaretini verdi. CHP'nin böyle bir durumda, 2016 yılında kurultay tartışmalarıyla bölünen MHP gibi bir bölünme yaşamasının kaçınılmaz olacağı yorumları yapılıyor.
Özel cephesinin avantajları ve riskleri
"Geri dönmek üzere" genel merkezden ayrıldığını söyleyen Özel, Meclis grubu, parti örgütleri, delege ve seçmen desteğine güveniyor.
Ayrıca diğer muhalefet partileri de mutlak butlan kararına karşı çıktı ve Özel'e destek verdi.
Partide yol ayrımı olsa bile Kılıçdaroğlu'nun başındaki bir CHP'nin seçim barajını geçemeyeceği savunuluyor.

Kaynak, Serdar Ozsoy/Getty Images
Ancak Özel'in genel başkanlık koltuğunu kaybetmesi, hem mali, hem de siyasi dezavantajları beraberinde getiriyor.
Partinin kasası Kılıçdaroğlu'na geçtiği için mitinglerini ve her türlü harcamasını kendi olanaklarıyla yapmak durumunda kalacak.
Genel başkan olmadığı için medyada görünürlüğünün azalma riski bulunuyor; ayrıca Meclis dışında CHP'nin kurumsal sosyal medya hesaplarını da kullanamayacak.
Yargıya yansıyan veya henüz yansımayan yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları karşısında savunma mecraların daraltılması ve yeni partinin önüne hukuki engeller çıkarılması ihtimali Özel ve ekibini zorlayacak konu başlıkları olarak görülüyor.








