BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs ziyaretinden 'koşullu 5+1 konferansı' sonucu çıktı

Guterres

Kaynak, Ali Ruhluel/ AA/ Getty Images

    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Ankara
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 8 dk

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in 27-29 Temmuz arasında yaptığı Kıbrıs ziyaretinden somut bir çözüm planı ya da yeni bir takvim çıkmadı.

Buna karşın adadaki tarafların yanı sıra üç garantör ülkenin katılımıyla yeni bir 5+1 konferansının yapılabileceği açıklandı.

Yeni bir çözüm süreci başlatmak amacıyla adayı ziyaret eden ve bunu son 16 yılda yapan ilk genel sekreter olan Guterres, temasları kapsamında Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ve Kıbrıs'ın kuzeyindeki Türk yönetiminin lideriTufan Erhürman ile önce ayrı ayrı sonra da üçlü görüşme gerçekleştirdi.

Sivil toplum temsilcileri ve adadaki BM yetkilileri ile de kapsamlı görüşmeler yapan Guterres, adadan ayrılmadan önce düzenlediği basın toplantısıyla temaslarında ele alınan konular ve bundan sonraki sürece ilişkin bilgi verdi.

Görüşmenin planlanandan daha kısa sürmesi, çıkışta Guterres'in Erhürman ve Christodoulides ile üçlü bir fotoğraf bir vermemiş olması dikkat çeken ayrıntılar oldu.

Genel Sekreter Guterres, basın toplantısına, ziyaretinin sorunun çözümüne ilişkin verdiği önemi gösterdiğini belirterek başladı.

Adada kapsamlı ve sürdürülebilir bir çözüm için BM'nin çalışmalarını sürdüreceğini, tarafların da bu yönde irade belirttiklerini anlatan Guterres, adadaki iki taraf ve garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin yeni bir 5+1 formatında konferans konusunda uzlaştıklarını bildirdi.

Ancak bu konferansın yapılması için iyi bir hazırlık yapılması gerektiğine dikkat çeken Genel Sekreter, bu yöndeki bir toplantının ancak tarafların "güven artırıcı önlemler, metodoloji ve özlü konular" açısından ilerlemeleri halinde gerçekleşebileceğinin altını çizdi.

Guterres, "Daha fazla sonuç vermeyen 5+1 toplantıları yapmak istemiyorum. Çözüm yoluna ulaşacak başarılı bir 5+1 toplantısı yapmak istiyorum" ifadelerini kullandı ve Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarını özellikle "güven eksikliğini" giderecek adımlar atmaya çağırdı.

Genel Sekreter, bir soru üzerine, tarafları bir araya getirecek bu toplantı için henüz bir tarih belirlenmediğini, Eylül ayında yapılacak BM Genel Kurulu kapsamında da özel bir Kıbrıs görüşmesinin planlanmadığını vurguladı.

Guterres'in sözünü ettiği format, Rum ve Türk Kıbrıs liderleri ile Yunanistan, Türkiye ve İngiltere temsilcilerini içeriyor. Söz konusu üç ülke, garantör statüsünde.

Bu formattaki son toplantı Temmuz 2025'te New York'ta düzenlenmişti.

Yıl sonunda görevinden ayrılacak olan Guterres, 2010'dan bu yana bir BM genel sekreterinin Kıbrıs'a ilk ziyaretini yapmış oldu.

Bölgesel riskler adayı kırılgan hale getiriyor

Genel Sekreterin basın toplantısında dikkat çektiği başka bir unsur bölgede giderek artan jeopolitik çatışmalar ve belirsizliklerin Kıbrıs adası üzerinde yarattığı olumsuz etkiler oldu.

Bölgedeki çatışmaların "genişleme ihtimali olduğu"nu söyleyen Guterres, çözümsüz bir Kıbrıs'ın tehlikeler karşısında daha kırılgan olacağı uyarısında bulundu.

Bölgesel gelişmelerin üçlü görüşmeler sırasında da gündeme geldiği ve Erhürman'ın, Kıbrıs Rum tarafının İsrail ile son dönemde yaptığı anlaşmalar ve silahlanma projelerinden duyduğu rahatsızlığı ilettiği kaydedildi.

Erhürman: Ziyaret öncesine göre daha umutluyum

Kıbrıs'ın kuzeyindeki Türk yönetiminin lideri Erhürman da görüşmelerin ardından düzenlediği basın toplantısında, somut bir sonuç ya da tarihi belirlenmiş bir toplantı olmamasına rağmen Guterres'in ziyareti öncesine oranla daha umutlu olduğunu kaydetti.

Erhürman, bunun nedenleri arasında Guterres'in güven artırıcı önlemler ve metodoloji ifadelerini kullanması ve "sonuç odaklı görüşme" vurgusu yapmasını saydı.

Erhürman, özellikle "metodoloji" kavramını adada çözüme giden yolun altyapısının oluşturulması için kendisinin uzun süredir gündeme getirdiğini anımsattı.

"Tarihin belirlenmemiş olması o kadar kötü değil. Bizim, genel sekreterin ilettiği konularda ilerleme göstermemiz gerektiğini gösteriyor" diye konuşan Türk yönetiminin lideri, bunun da motive olmak isteyen tarafları sürece hazırlaması açısından önemli olduğunu kaydetti.

Erhürman, "Böylece sonuç alınmayacak bir toplantı ihtimali bertaraf edildi" ifadelerini de kullandı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres (sağda), 28 Temmuz 2026 tarihinde Kıbrıs’ın Lefkoşa kentindeki BM ara bölge yerleşkesinde Tufan Erhurman (solda) ve Rum Lider Nikos Christodoulides (görünmüyor) ile gayriresmî bir akşam yemeğine ev sahipliği yaptı.

Kaynak, KKTC Cumhurbaşkanlığı / Anadolu / Getty Images

Guterres ile yapılan toplantıdan tarafların "ev ödevi" ile ayrıldığını, 5+1 konferansının hazırlanması için yol haritasını Türk tarafı olarak yürütme kararlılığında olduklarını belirten Erhürman, bir soru üzerine, Guterres'in şahsi temsilcisi Maria Holguin Cuellar'a atfedilen geçiş dönemi ve bazı fikirlerin ortada olduğunu ancak bunların pazarlığının bu görüşmede yapılmadığını da söyledi.

Kıbrıs Rum basınında çıkan haberlerde, Holguin Cuellar'ın tarafları federal bir zeminde çözüme yaklaştırmak için bir çözüm planı taslağı hazırladığı, bu plan kapsamında geçiş dönemi uygulamalarının da yer aldığı iddia edilmişti.

Christodoulides'den 'Crans Montana' vurgusu

Kıbrıs Cumhurbaşkanı Christodoulides de basına yaptığı kısa açıklamada, görüşmelerin olumlu sonuçlandığını ve tüm tarafların 5+1 toplantısının yapılmasına onay vermesinin önemli olduğunu kaydetti.

Geniş katılımlı bir toplantının, adada çözüm için 2017'de gerçekleştirilen ancak başarıyla sonuçlanmayan Crans Montana sürecinde kalınan noktanın ilerletilmesi açısından yararlı olacağını kaydeden Kıbrıs Rum lider, bu düşüncenin Guterres ve şahsi temsilcisi ile yapılan görüşmelerde de gündeme geldiğini söyledi.

Beyaz saçlı gülen bir takım elbiseli erkek ile çok daha genç takım elbiseli bir diğer siyasetçi ellerini açmış şekilde ona yine bir şeyler anlatıyor. ikisi de bir kapı girişinde ayaktalar.

Kaynak, Danil Shamkin/ NurPhoto/ Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 28 Temmuz 2026 - Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis Lefkoşa'daki başkanlık sarayında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'i karşılıyor.

Türkiye ve Kıbrıs'taki Türk yönetimi, 2017'de son girişimin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından yeni bir sürecin ancak daha farklı anlayışla yürütülmesi koşuluyla buna onay vereceklerini kaydetmişti.

Türkiye bunu "iki devletli çözüm" olarak tanımlamıştı. Erhürman ise dört maddeden oluşan yeni bir metodolojinin kabul edilmesi durumunda yeni bir müzakere sürecinin başlayabileceği vurgusunu yapmıştı.

Christodoulides, kendisi açısından Avrupa Birliği'nin (AB) ileriki süreçte yerinin netleşmesinin olumlu olduğunu, yeni AB Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto'nun da bu hafta içerisinde adaya geleceğini duyurdu.

Türk tarafı ise AB'nin bu süreçte yer almasına olumlu bakmadığını, Brüksel'in Kıbrıs sorununda uzun zaman önce tarafsızlığını yitirdiğini kaydediyor.

Ankara, Kıbrıs Cumhuriyeti'ni eleştirdi

Guterres'in adadaki görüşmelerini Türk Dışişleri Bakanlığı da yazılı bir açıklamayla değerlendirdi.

Guterres'in çabasını öven Ankara, "Diğer taraftan, Kıbrıs Rum tarafının uzlaşmaz tutumu değişmedikçe ve bölge güvenliğini de olumsuz etkileyen eylemleri sona ermedikçe çözüm perspektifinin somutlaşmayacağını bir kez daha vurguluyoruz" ifadelerini kullandı.

Çözüme "Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelinde" varılabileceği yinelendi.

BM parametreleri ise adada iki kesimli, iki bölgeli bir federal çözüme odaklanıyor. Bundan önce sunulan iki çözüm planının temelinde de bu parametre yer aldı.

Kıbrıs Türk lideri Erhürman ise bu süreçte çok fazla açıklama yapmamaya özen gösterdi. Guterres'in girişimini samimiyetle desteklediğini belirten Erhürman, Ankara ile yakın eşgüdüm içinde süreci yönetecekleri mesajını verdi.

Guterres'in adaya yapacağı ziyaretin sonuçlarına göre bundan sonraki sürecin şekillenmesi bekleniyor.

16 yıl sonra ilkk oldu

Guterres bu ziyaretle adaya 16 yıl aradan sonra gelen ilk BM Genel Sekreteri oldu.

Adaya son ziyaret dönemin BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon tarafından 2010 senesinde gerçekleşmişti.

Görev süresi sene sonunda dolacak olan Guterres'in bu ziyaretinin temel amacının, yarım asırdır süren Kıbrıs sorununun çözümü için taraflar arasında yeni bir sürecin başlatılması olduğu biliniyor.

Bir sokakta Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı bayrağı yan yana sallanıyor.

Kaynak, STR/NurPhoto/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Kıbrıs basınına göre plan iki kurucu devletin oluşturduğu tek bir uluslararası yapının oluşturulmasını içeriyor.

BM, Kıbrıs sorunun çözümü için son dönemde iki önemli süreci işletti ama bunlardan bir sonuç elde edemedi.

2004 senesinde dönemin genel sekreteri Kofi Annan'ın liderliğinde geliştirilen "Annan Planı", Kıbrıs Rum tarafının referandumda "hayır" oyu vermesi nedeniyle başarıya ulaşamadı.

2017'de İsviçre'nin Crans Montana kentinde yapılan ve adanın yeniden federal bir çözüm kapsamında birleştirilmesini içeren girişim de sonuçsuz kaldı.

Türkiye, Crans Montana sürecinin başarısız olmasından sorumlu tuttuğu Kıbrıs Rum tarafı ile artık federal bir çözüm müzakere etmeyeceğini, yapılacak bir görüşme varsa bunun "iki devlet" esasına göre olması gerektiğini bu girişimden sonra ilan etti.

Guterres'in son dönemde yoğunluğu artan girişimleri kapsamında Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarını yeniden federal bir çözüm planı kapsamında bir araya getirmeyi amaçladığı kaydediliyor.

BM nasıl bir plan öneriyor?

Guterres'in temsilcisi Holguin Cuellar'ın tarafları federal bir zeminde çözüme yaklaştırmak için bir çözüm planı taslağı hazırladığı haziran ayında Kıbrıs Rum basınında çıkan haberlerde yer aldı.

Plan, iki kurucu devletin oluşturduğu tek bir uluslararası yapının oluşturulmasını, yönetiminin de Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk taraflarınca paylaşılmasını içeriyor.

Planda Kıbrıs Türk tarafının başta kapalı Maraş bölgesi olmak üzere bazı toprakları iade etmesi, Kıbrıs Türk tarafına doğrudan ticaret, doğrudan uçuş ve doğrudan temas haklarının sağlanması gibi unsurların yer aldığı kaydediliyor.

Kıbrıs Rum tarafının güvenlik kapsamında garantörlük sistemi yerine NATO üyeliği ya da benzeri bir mekanizmanın oluşturulmasını istediği de basında yer aldı.

BM tarafından kategorik olarak yalanlanmayan haberlerde yer alan düşüncelerin taraflara resmi bir kapsamda sunulmadığı kaydediliyor.

Kıbrıs Türk yönetimi lideri Tufan Erhürman da basına yaptığı açıklamalarda bir plan olmadığını sadece bazı düşüncelerin dile getirildiğini belirtiyor.

Ankara'daki diplomatik kaynaklar, BM tarafından resmi bir yazı ya da belgenin sunulmadığını kaydediyor. Özel temsilci tarafından yapılan çalışmanın "gevşek federasyon modeline" yakın olduğunu gözlemlediklerini belirtiyorlar.

BM'nin reddetmediği çözüm planına Ankara'nın tepkisi ise Savunma Bakanlığı tarafından verildi.

25 Haziran'da düzenlenen bilgilendirme toplantısında, basında çıkan iddialarla ilgili açıklama yapan bakanlık kaynakları, adada "kalıcı, adil ve sürdürülebilir" bir çözümün ancak Kıbrıs Türklerinin "egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesine dayanan iki devletli çözüm temelinde" mümkün olduğunu yineledi.

"Bu temel gerçek göz ardı edilerek" ortaya konulacak "hiçbir girişim Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtmayacağı gibi bölgede kalıcı bir istikrar da sağlayamayacaktır" ifadeleri kullanıldı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (sağdan 3.) ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres (soldan 4.), 17 Temmuz 2025 tarihinde ABD'nin New York kentindeki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen "Kıbrıs Konulu BM ile Genişletilmiş Gayriresmi Toplantı" öncesinde fotoğraf için poz verdi.

Kaynak, Dışişleri Bakanlığı/Dağıtım/Anadolu/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (sağdan 3.) ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres (soldan 4.), 17 Temmuz 2025'te New York'taki BM Genel Merkezi'nde 5 artı 1 formatındaki görüşmelere katılmıştı.

Ankara, AB'nin sürece dahline temkinli yaklaşıyor

Genel sekreterin şahsi temsilcisinin adada yeni bir girişim öncesinde Kıbrıs adası, Ankara ve Atina'dan sonra en çok ziyaret ettiği yer Brüksel oldu.

Holguin Cuellar, son olarak geçen hafta AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen ve AB'nin yeni atadığı Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto ile Brüksel'de görüştü ve Guterres'in ziyareti öncesinde AB ile de eşgüdüm kurmuş oldu.

Leyen, görüşme sonrası yaptığı açıklamada soruna "mutlaka BM parametreleri çerçevesinde ve aynı zamanda AB'nin ilke, değerleri ve müktesebatı ile uyumlu bir çözüm" bulunması temennisini dile getirdi.

Ankara ise AB'nin Kıbrıs sorununda doğal bir taraf olmadığını, sorunun çözümünde garantörler dışında katılımın olmasından yana değil.

Ankara'daki diplomatik kaynaklar, AB'nin yasama organı olan Avrupa Parlamentosu'nun 8 Temmuz'da aldığı kararı anımsatırken, bu tür yaklaşımlarla AB'nin Kıbrıs konusunda tarafsız bir tutum takınamayacağını kaydettiler.

Parlamento, Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komitesi (FEMM) tarafından sunulan ve "1974 Türk Müdahalesinin Kıbrıslı Kadınlar ve Kız Çocukları Üzerindeki Etkileri, Türk Kuvvetleri Tarafından İşlenen Suçlar ve Cinsiyet Eşitliği Üzerindeki Sonuçları" başlıklı bir kararı kabul etmişti.

Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı rapora sert tepki göstermişti.

Türk tarafı, AB'nin Kıbrıs için yeni bir özel temsilci atamasına da sert tepki göstermişti.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, bu kararı AB'nin içi işi olarak değerlendirdiklerini belirtti.

"AB'nin, 2004 yılında BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddetmesine rağmen Kıbrıs Rum tarafını AB üyeliğine kabul ederek Kıbrıs meselesi bağlamında tarafsızlığını yitirdiğini bir kez daha hatırlatıyoruz" dedi.

AB ise Kıbrıs sorununun çözümünün adadaki iki kesimin yanı sıra garantör ülkeler ve geniş bir bölge açısından da yararlı olacağının altını çiziyor.

AB, Türkiye ile işkilerinde başta gümrük birliğinin yenilenmesi ve güvenlik işbirliği olmak üzere birçok tıkanmanın Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklandığını vurguluyor.

Bu konuda bir adım atılmasının Ankara-Brüksel ilişkilerine somut olarak yansıyabileceği düşüncesinde.

Bu konunun AB Komisyonu Başkanı Leyen ile AB Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın NATO liderler zirvesi için geldikleri Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptıkları görüşme sırasında gündeme geldiği belirtiliyor.

AB yetkililerinin bu süreçte Türkiye'nin desteğinin önemine vurgu yaptıkları kaydediliyor.