Kongo'da Ebola nedeniyle ölenlerin sayısı 131'e yükseldi

İki ülke arasındaki sınır geçiş noktasında yapılan sağlık kontrolünde bir siyah kadının ateşine bakılıyor.

Kaynak, Arlette Bashizi / Reuters

Fotoğraf altı yazısı, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin Goma kentinde, Kongo ve Ruanda arasındaki sınır geçiş noktasında yapılan sağlık kontrolü
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Unvan, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola salgınında en az 131 ölüm bildirildi; yerel yetkililer 513'den fazla şüpheli vaka olduğunu açıkladı.

Yetkililer, ölü sayısını güncellerken hükümet sözcüsü vakaların artık daha geniş bir alanda görüldüğünü de söyledi.

BBC'ye konuşan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkilisi doktor Anne Ancia, incelemelerin vakaların diğer bölgelere de yayıldığını netleştirdiğini söyledi.

Ancia, salgının merkez üssü olan Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin Ituri eyaletinde "nüfus hareketliliğinin çok yüksek olduğuna" işaret etti ve bunun da DSÖ'nün hastalığı kontrol altına almasını zorlaştırdığını söyledi.

Yetkililer, Salı günü itibariyle Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde 513'ten fazla şüpheli vaka olduğunu, komşu Uganda'da ise bir kişinin öldüğünü belirtti.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine (CDC) göre Uganda'da da iki doğrulanmış vaka ve bir ölüm bulunuyor.

DSÖ Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, "salgının ölçeği ve hızı konusunda derin endişe duyduğunu" söyledi.

Örgüt, Bundibugyo virüsünün neden olduğu mevcut Ebola türüne ilişkin salgını uluslararası acil durum ilan etti.

Sağlık otoritelerine göre erken belirtiler arasında ateş, kas ağrısı, yorgunluk, baş ağrısı ve boğaz ağrısı bulunuyor. Bunları kusma, ishal, döküntü ve kanama izliyor.

Kongo'da görev yapan bir Amerikalı doktorun da hastalığa yakalandığı açıklandı. Yetkililer, söz konusu kişinin tedavi için Almanya'ya götürüleceğini söyledi.

CBS News televizyonu, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki salgında en az altı Amerikalının Ebola virüsüne maruz kaldığını kaynaklara dayandırarak aktardı.

ABD'deki sağlık kurumları, ülke için riskin görece düşük olduğunu ancak hastalığın ülkeye girişini önlemek için çeşitli önlemler alınacağını açıkladı.

Bu önlemler arasında etkilenen bölgelerden gelen yolcuların izlenmesi ve son 21 gün içinde Uganda, Kongo veya Güney Sudan'da bulunan ABD vatandaşı olmayan kişilere giriş kısıtlaması uygulanması yer alıyor.

CDC ayrıca yolcuların temas takibini sağlamak, test kapasitesini artırmak ve sağlık kurumlarının salgına yanıt hazırlığını güçlendirmek için havayolları ve diğer ortaklarla birlikte çalışacağını bildirdi.

ABD, Kongo'ya seyahatten kaçınılması yönünde en yüksek seviye olan 4. düzey seyahat uyarısı da yayımladı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kongo'nun doğusundaki Ituri eyaletindeki salgını uluslararası düzeyde bir halk sağlığı acil durumu olarak nitelendirdi ancak bunun pandemi kriterlerini karşılamadığını belirtti.

Kuruluş ayrıca, mevcut tespit ve raporların ötesinde salgının potansiyel olarak "çok daha büyük bir boyuta ulaşabileceği" ve yerel ile bölgesel yayılma riskinin önemli olduğu uyarısında bulundu.

Batı Afrika'da 2014-2016 yılları arasında yaşanan salgında 28.600'den fazla kişi Ebola'ya yakalanmıştı; bu, virüsün 1976'da keşfedilmesinden bu yana görülen en büyük salgın olarak kaydedildi.

Hastalık, Gine, Sierra Leone, ABD, Birleşik Krallık ve İtalya dahil olmak üzere Batı Afrika içinde ve dışında birçok ülkeye yayılmış ve 11.325 kişinin ölümüne yol açmıştı.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile sınırı bulunan ülkeler, ticaret ve seyahat nedeniyle yüksek riskli kabul ediliyor.

DSÖ, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'ya, izleme, temas takibi ve enfeksiyon önleme önlemlerini uygulamak için acil durum operasyon merkezleri kurmalarını tavsiye etti.

Yayılmayı en aza indirmek için, sağlık kurumu doğrulanmış vakaların en az 48 saat arayla yapılan iki test negatif çıkana kadar derhal izole edilip tedavi edilmesi gerektiğini belirtti.

Doğrulanmış vakaların bulunduğu bölgelere sınırı olan ülkeler için hükümetlerin gözetim ve sağlık raporlama sistemlerini güçlendirmesi gerektiği ifade edildi.

Kongo'da bir Ebola hastası adam hastaneye taşınıyor. İki adamın hastayı kamyonetin arkasına yerleştirmeye çalıştığı görülüyor.

Kaynak, Victoire Mukenge/Reuters

DSÖ ayrıca, etkilenen bölge dışındaki ülkelerin sınırlarını kapatmaması veya seyahat ve ticareti kısıtlamaması gerektiğini, çünkü "bu tür önlemlerin genellikle korku nedeniyle uygulandığını ve bilimsel bir temele dayanmadığını" söyledi.

DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, şu anda salgının "gerçek enfekte kişi sayısı ve coğrafi yayılımı konusunda önemli belirsizlikler" bulunduğu uyarısında bulundu.

Ebola nasıl yayılıyor?

Ebola ilk kez 1976 yılında, günümüzde Demokratik Kongo Cumhuriyeti olarak bilinen bölgede keşfedildi ve yarasalardan insanlara bulaştığı düşünülüyor. Bu, ülkedeki ölümcül viral hastalığın 17. salgını.

Hastalık, vücut sıvılarıyla doğrudan temas ve hasarlı deri yoluyla bulaşarak ciddi kanamalara ve organ yetmezliğine neden olabiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre Ebola için kanıtlanmış bir tedavi bulunmamakla birlikte, ortalama ölüm oranı yaklaşık yüzde 50.

Afrika CDC (Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi) daha önce, Rwampara ve Bunia'nın kentsel yapısı ile Mongwalu'daki madencilik faaliyetleri nedeniyle daha fazla yayılma riskinin yüksek olmasından endişe duyduğunu belirtmişti.

Sağlık kurumunun icra direktörü Dr. Jean Kaseya, etkilenen bölgeler ile komşu ülkeler arasında "önemli nüfus hareketliliği" bulunduğunu ve bu nedenle bölgesel koordinasyonun hayati önem taşıdığını ekledi.

Son 50 yılda Afrika ülkelerinde virüs nedeniyle yaklaşık 15 bin kişi hayatını kaybetti.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki en ölümcül salgın 2018 ile 2020 yılları arasında yaşandı ve bu süreçte yaklaşık 2 bin 300 kişi hayatını kaybetti.