İngiltere'de Henry Nowak cinayeti tartışma yarattı: Başbakan Starmer, Musk'ı 'bölünmeyi körüklemekle' suçladı

Henry Nowak

Kaynak, PA Media

Fotoğraf altı yazısı, 18 yaşındaki üniversite öğrencisi Henry Nowak 3 Aralık'ta bıçaklanarak öldürüldü. Katili Vickrum Digwa'ya 1 Haziran'daki duruşmada en az 21 yıl hapis cezası verildi.
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Unvan, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

İngiltere'de üniversite öğrencisi Henry Nowak'ın, 3 Aralık'ta Southampton'daki evine dönerken yolda bıçaklanarak öldürülmesi ardından yayımlanan görüntüler ülkede siyasi tepkilere yol açtı.

Polisin, can çekişirken yerde yatan 18 yaşındaki Nowak'ı kelepçelediğini gösteren vücut kamerası görüntüleri yayınlandıktan sonra Southampton'da şiddetli protestolar yaşandı.

Nowak ölmeden önce olay yerine gelen polislere defalarca bıçaklandığını söylemiş, ancak katili Vickrum Digwa, ırkçı saldırıya uğradığını iddia edince, polis yerde yatmakta olan 18 yaşındaki genci kelepçelemişti.

Digwa, 1 Haziran Pazartesi günü cinayetten dolayı en az 21 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Yargıç, Nowak'ın yalnız ve silahsız olduğunu söyledi.

Dava sırasında ortaya çıkan görüntüler, Nowak'ın bıçaklandığını ve nefes alamadığını birçok kez tekrarlamasına rağmen polisin ona inanmayıp ellerini arkadan kelepçelemesinin sorgulanmasına neden oldu.

Polisin, ırkçılıkla suçlanma korkusuyla, Sih dinine mensup Digwa'nın söylediklerini daha fazla dikkate alarak hareket ettiğini savunan tartışmalar başladı.

Teknoloji milyarderi Elon Musk da tartışmaya dahil oldu. Sosyal medya platformu X'in sahibi Musk polisin tutumunu eleştirdi.

Başbakan Keir Starmer, Musk'ı Henry Nowak cinayeti konusunda "bölünmeyi körüklemeye çalışmakla" suçladı.

Henry Nowak'ın ölümünde polis memurlarının herhangi bir eylemi veya ihmalinin neden olup olmadığını ortaya çıkarmak amacıyla bir soruşturma başlatıldı.

Musk ve Starmer ne dedi?

Salı günü X'te bir paylaşım yapan Musk şu ifadelere yer verdi:

"Nowak'ın son anlarında polis tarafından ne kadar iğrenç bir şekilde muamele gördüğünü ve polisin katiline nasıl korkakça boyun eğdiğini gösteren bu videoyu tanıdığınız herkese gönderin.

"George Floyd hakkında milyonlarca kez yazan geleneksel ana akım medya, Nowak konusunda ise tam bir sessizlik içinde."

Siyah Amerikan vatandaşı George Floyd, Minneapolis kentinde 25 Mayıs 2020'de polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmiş ve bu cinayet, ırkçılık ve polis şiddetine karşı küresel protestolara yol açmıştı.

Başbakan Starmer, Musk'ı İngiliz siyasetine müdahale etmekle suçladı.

Elon Musk daha önce de paylaşımlarıyla İngiltere'de aşırı sağa desteğini ifade etmişti.

Eylül ayında Londra'da aşırı sağcı siyasi eylemci Tommy Robinson'ın organize ettiği protestoya video bağlantısıyla katılan Musk "büyük, kontrolsüz göçten" bahsetmiş, İngiltere'de "hükümetin değişmesi" çağrısı yapmıştı.

Starmer, yaslı Nowak ailesinin itidal çağrısında bulunduğunu hatırlattı.

"Musk, son birkaç gündür yine siyasetimize müdahale ediyor ve bölünmeyi körüklemeye çalışıyor... Britanya'da biz makul, hoşgörülü insanlarız. Henry Nowak [cinayeti] gibi korkunç bir olayla karşılaştığımızda, ailesinin yaptığı gibi sakin tepki veriyoruz" dedi.

Henry'nin babası Mark Nowak, oğlunun katiline verilen ceza açıklandıktan sonra yaptığı açıklamada, "Henry'nin yürek parçalayan hikâyesini, daha iyiye doğru bir değişim yaratmak için kullanmak istiyoruz. Onun ölümünün, daha fazla bölünme, nefret veya gerginlik yaratmak için kullanılmasını istemiyoruz" dedi.

Buna rağmen aşırı sağcı gruplar Southampton'da gösteri düzenledi.

Reform Partisi lideri Nigel Farage videolu bir mesajında, polisin eylemlerine İngiliz halkının "saf, soğuk bir öfke" ile tepki vermesi gerektiğini söyledi.

Nowak cinayetinin siyasi yankıları Çarşamba günü Avam Kamarası'nda da öfkeli tartışmalara yol açtı.

Starmer, Farage'ı da Henry Nowak'ın ölümünü "öfke ve bölünme" yaratmak amacıyla istismar etmekle suçladı.

Starmer
Fotoğraf altı yazısı, Başbakan Keir Starmer, Nowak cinayetinin "bölünmeyi körüklemek" amacıyla kullanılmasını eleştirdi.

Nowak ailesiyle görüşmeler

Ana muhalefet Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, 4 Haziran Perşembe günü Nowak'ın ailesiyle görüştükten sonra, polise olan güveni yeniden tesis etmek için siyasi partiler arasında işbirliği çağrısında bulundu.

Başbakan Keir Starmer da aynı gün başbakanlık konutunda Nowak ailesi ile görüştü.

Starmer, Henry Nowak'ın "bu korkunç trajedinin ötesine geçen bir mirası hak ettiğini" söyledi.

Sir Keir, "polisin Henry'nin cinayetini ele alma şekliyle ilgili cevaplanması gereken zor sorular" olduğunu da sözlerine ekledi.

Olay nasıl gelişti?

Kamera görüntüleri ve dava yargıcının açıklamalarına göre olay şöyle gelişti:

Kamera kayıtlarında Nowak'In cinayet gecesi bir pub'a gittiği, 23:07'de üniversite yurduna doğru geri döndüğü görülüyor.

Yargıç William Mousley, Nowak'ın dönüş yolunda, katilinin yaşadığı yol kavşağından geçtiğini ve 23 yaşındaki Digwa'nın yürüdüğü yolda Nowak ile "tesadüfen karşılaştığını" söyledi.

Yargıç, Nowak'ın yalnız ve silahsız olduğunu, sarhoş olmadığını ve kanındaki alkol seviyesinin alkollü araç kullanma sınırının altında çıktığını da ekledi.

Yargıç, Sih dinine mensup olan Digwa'nın kemerinde kınında bir kama taşıdığını ve Nowak'ın bunu telefonuyla çekmeye başladığını söyledi. Sih inancında kirpan adı verilen kamayı taşımanın zorunlu olduğunu, Digwa'nın ayrıca kınında ikinci bir büyük hançer taşıdığını belirtti.

Vickrum Digwa

Kaynak, Polis

Fotoğraf altı yazısı, Sih inancı gereği yanında taşıdığı hançerle Nowak'ı bıçaklayan Vickrum Digwa en az 21 yıl hapis cezası aldı.

Digwa, telefonunu elinden alınca Henry Nowak telefonunun çalındığını düşünerek onu geri almak istedi ve çıkan kavgada Digwa hançerini çıkarıp savunmasız öğrenciyi göğsünden ve uyluk bölgesinden olmak üzere dört kez bıçakladı.

Yargıç, Digwa'nın çektiği görüntülerde Nowak'ın bir çiti tırmanıp çöp kutusuna çıkarak "çaresizce kaçmaya çalıştığını" ve ardından yan evin önündeki bir arabanın üzerine düştüğünü açıkladı.

Yargıç, Digwa'nın "Henry'nin acı çekişini çekmeye devam ettiğini, bıçaklanmış olmanın çaresizliğini büyük ölçüde görmezden geldiğini" ekledi.

Saat 23:30 civarında, katilin kardeşi Gurpreet Digwa acil servisi aradı; Nowak'ı bıçaklayan Vickrum'un "ırkçı bir saldırıya uğradığını" söyledi ve olay yerini bildirdi; Nowak'ın tıbbi müdahaleye ihtiyacı olduğunu söyledi.

Aramadan yedi dakika sonra, 23:37'de polis olay yerine ulaştı. Vücut kamerası görüntülerinde, Nowak yerde yatarken dört kişinin bir araba yolunda bulunduğu görülüyor. Görüntülerde Digwa'nın polise Nowak tarafından ırkçı tacize uğradığını anlatarak yalan söylediği görülüyor.

Görüntülerde Nowak'ın bıçaklandığını söylediği, yedi kez de "Nefes alamıyorum" dediği duyuluyor. Buna rağmen Nowak'a kelepçe takılıyor ve hakları okunuyor.

Bir dakika sonra ambulans çağırılıyor ve polisler kalp masajı yapıyor.

Yargıç, Nowak'ın yaralarının çok ağır olduğunu, ne kadar hızlı ilk yardım, kalp masajı veya uzman tıbbi tedavi görse de hayatta kalamayacağını söyledi.

Beş gün sonra, 8 Aralık'ta Vickrum Digwa, cinayet ve kamuya açık bir yerde kesici alet bulundurmakla suçlandı.

28 Mayıs 2026'da Digwa cinayetten suçlu bulundu. 1 Haziran'da, en az 21 yıl hapis cezası ile ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.